BALIK ADAM/ JÖLE KADINLAR

Muhakemenin ağırlığı yüreğini sıkıştırdı. Solungaçlarıyla nefes alırken zorlanıyordu. Kuruyan bedenini ıslatacak bir yer aramaya başladı.Göleti görünce sevinçten nasıl yüzdüğünü ve balıklama atladığını anlayamadı bile.Balıklama atlama tabirini ancak bu kadar gerçekçi kullanabilirdi.Birden gülmeye başladı. Balık beyinli de oldum mu acaba? Diye kendisine espri yaptı . Balık olduğuma göre elbette ki beynim de ona göre şekil almıştır diye düşünüp gülmeye başladı ağlanacak haline. Elini şaklatıp sihirli bir iki söz söyledi ve eski haline gelmek için gözlerini kapadı.Konsantre oldu.Gözlerini yavaşça açarken kendisine bakmaya korkuyordu.Pullarının yerine elleriyle karşılaşmayı ümit diyordu.Olmadı.Kuyruğu ile suyu dövmeye başladı.Köpüklenen sudan rahatsız olan bir kurbağa zıplayarak yanına yaklaştı ve burada neler oluyor? diye attı zılgıtı.Sihirbaz bir an balık olduğunu unutarak,yanına yaklaşan kurbağayı şöyle bir süzdü.Küçümseyen bakışlarla ne oldu,rahatsız mı ettik deyince evet diye başını sallayan kurbağanın yanından hızla uzaklaştı.Belli ki mıntıkasına girmişti.Ve başına bela alabilirdi.Nihayetinde yalnızdı.Bu dünyanın adamı değildi henüz.Ve kabalık bir çeteyle karşılaşırsa .ok yoluna gitmekten korku.Sihri de işe yaramıyordu.Beceriksiz,korkak,yalnız bir balık olarak bu ufak gölette ölüp gidecekti.Ümidi kalmamıştı.Yalnızlığı ve bedeninin ıslaklığı karşısında üşümeye başlamıştı. Çaresizlik ilk defa bu kadar yakınındaydı. Ensesinde duyabiliyordu. Kulaklarındaki o gereksiz çığlığın pençesine düşmek istemiyordu.Yanından geçen diğer balıklar gözlerini açmış onu süzerek geçiyor,somurtkan ifadeleriyle sihirbazı tedirgin ediyorlardı.
Göletin aşağılarına doğru inmeye karar verdi. Acıkmaya başlamıştı.Şöyle güzel bir spagetti olsa da yeseydim diye iç geçirdi.Ya da az pişmiş bir dana flaminyon.Olsa da yiyemezdi.Az ileride yukarıdan sallanan minik bir kurdun av olduğunu bilerek yaklaştı.Balık hafızasına sahip olduğu için kendisini durdurmaya çalışıyor ama unutup tekrar oltaya doğru yüzüyordu.Solucanı afiyetle ağzına alıp mideye indirmeyi planlamıştı ki inanılmaz bir acıyla kıvranmaya başladı.Tüm dünyası o an yerle bir oldu.Toz dumana karıştı.Tufan koptu.Cennet cehennem alabora oldu.Yer yüzü onbeş rihter şiddetindeki depremle üzerine yıkıldı.Birden kendisini bir kovanın içinden buldu.Üç beş çocuk ellerindeki misinayla gölette tuttuklaı balıkla akşam ne ziyafet çekeceklerinin planını yapıyordu.Canı fena halde acıyordu.Su dolu kovanın içine koymasalar belki acısı bir süre sonra sessizliğe bırakıp,göç edip gidecekti.Ama böylesi çok daha fenaydı.Mahalleye gelen palyoçodan bahsediyorlardı.Çok yeteneklş olduğundan,çok komik olduğundan.Ve sihirbazı alt ettiğinden.Biri söze karışıp hiç palyaço,sihirbazın yerini tutare mı ?diye sorunca diğeri söze atıldı.O bildiğin sihirbazlardan değil ki.BECERİKSİZ SİHİRBAZ.
İşte o an tüm acısını unuttu.Yavaşlayan solungaçlarını unuttu.Balık olduğunu ,balık beyinli olduğunu unuttu.Tek duyduğu,bildiği tescillenen vasfıydı.
Akşam olmak üzereydi.Çocuklar kovada yüzmeyi çoktan bırakan balıkları bir poşete koyup evlerinin yollarını tutmaya başladığında hava usulca kararmıştı.Kızıla çalan koyu kırmızı güneşin sesszliği ve masumluğu altında çocuklar yavaş yavaş ufalıp kayboldular. MELDA ZİREKbalik-kopya

Bunları da sevebilirsiniz.