JÖLE KADINLAR/MELDA ZİREK

 JÖLE KADINLAR  ile siz sevgili okurlarımın karşısında olmaktan gurur duyuyorum.

 

Arka Kapaktan :

Hayatın içinde kalamamışız.

Hayat; içimizde ukte kalmış.

Tek bir kalıba sığmıyor Melda Zirek’in kadınları. Jöle kıvamında adeta. Büzülen, süzülen, sıkışan, ama sürekli kendini doğuran. Çoğalan, genişleyen ve kocaman olan. Taşan. Ele, yüreğe, gönle sığmayan rengârenk kadınlar.

Kendilerini çelişkileriyle var eden bu kadınlar, çeşitli biçimlerde sızıyor yazarın satırlarına. Bazen bir öyküye bazen de bir şiire ya da denemeye dönüşüyorlar. Hayatın içinden gelip hayata kafa tutuyorlar. Tabii sadece kadınlar anlatılmıyor Jöle Kadınlar’da. Annesiz büyüyen çocuklar, kendilerini sorgulayan politikacılar, boşlukta yüzen adamlar, gazetelerin üçüncü sayfalarındaki cinayet haberlerini biriktiren kocalar, çocuk damatlar, başarısız palyaçolar ve diğerleri. Kusurları ve erdemleriyle insana odaklanıyor Melda Zirek. Bir yandan kadının kozasını aralamaya çalışırken diğer yandan da bu kozayı örmeye çalışan erkeği dile getiriyor.

İlk romanı Bulantı’da da insanın varoluş sorunsalını anlatımın odağına koyan Zirek, Jöle Kadınlar’la bu sorgulama alanını derinleştiriyor.

 

Kitabıma tüm büyük kitabevlerinden ve sanal satış sitelerinden ulaşabilirsiniz.

Kitabın içinden:

Jöle kıvamında bir kadın

Jöle kıvamında bir kadın

Islak

şeffaf

titrek.

Umutları,neşesi,sevdaları

Yalnızlığı,hüznü,kederi

Dalgınlığı,baygınlığı,varlığı

yapış yapış.

Kozasından çıkmaya hazırlanan

kelebeğin titrekliğiyle aynı yüreği

Sabaha açtığı gözleriyle

çıplak bir yatakta,örtülü sevişmeleri

Düşündüren,

düşündükçe güldüren.

İki ayrı bedenin -damlanın-ıslak camda birleşmesi.

Aşağıya doğru süzülen

akan

kayan

dipte sallanan.

Kaydıkça çoğalan.

Çoğaldıkça sarkaç düzleminde sallanan.

Bir kadın

sallanan.

Sallandıkça durulan.

Kopmaz gülücükler saplayan Yeryüzüne

demirleyen

örseleyen

örselenen.

Bir Kadın…

Sadece bir kadın.Yalın.

Varlığı ile yokluğu arasında

yapmakla yapmamak

olmakla olmamak,

ince bir ayrımın eşiğinde.

Eşiği geçip geçmemekte kararsız

Fikirleri yararsız

Yüreği zararsız.

Jöle kıvamında bir kadın.

Islak,şeffaf,titrek.

Ve de yapış yapış.

M.Zirek

 

Kitap ile ilgili yorumlarınızı bekliyorum.

Herşey gönlünüzce olsun.Sevda kaçsın çayınıza…

www.meldazirek.com

 

Hayatın içinde kalamamışız.
Hayat; içimizde ukte kalmış.

Tek bir kalıba sığmıyor Melda Zirek’in kadınları. Jöle kıvamında adeta. Büzülen, süzülen, sıkışan, ama sürekli kendini doğuran. Çoğalan, genişleyen ve kocaman olan. Taşan. Ele, yüreğe, gönle sığmayan rengârenk kadınlar.

Kendilerini çelişkileriyle var eden bu kadınlar, çeşitli biçimlerde sızıyor yazarın satırlarına. Bazen bir öyküye bazen de bir şiire ya da denemeye dönüşüyorlar. Hayatın içinden gelip hayata kafa tutuyorlar. Tabii sadece kadınlar anlatılmıyor Jöle Kadınlar’da. Annesiz büyüyen çocuklar, kendilerini sorgulayan politikacılar, boşlukta yüzen adamlar, gazetelerin üçüncü sayfalarındaki cinayet haberlerini biriktiren kocalar, çocuk damatlar, başarısız palyaçolar ve diğerleri. Kusurları ve erdemleriyle insana odaklanıyor Melda Zirek. Bir yandan kadının kozasını aralamaya çalışırken diğer yandan da bu kozayı örmeye çalışan erkeği dile getiriyor.

İlk romanı Bulantı’da da insanın varoluş sorunsalını anlatımın odağına koyan Zirek, Jöle Kadınlar’la bu sorgulama alanını derinleştiriyor

Bunları da sevebilirsiniz.