Karlar çoktan eridi sevgilim/melda zirek

“Art arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu
Dışarda gürül gürül akan bir dünya…
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.” der şair, ne de güzel söylemiş.
karanlik-kadin-b613-2bb8-db2c
“Kalkma lütfen” diyorum. Kalkma! Gitme!
“Niye gideyim ki diyorsun?”
“ Bilmem” diyorum. “Bilmiyorum. Ama kalkarsan gönlümün tahtı boş kalır. Tekrar oturmazsın. Gidersin” deyip yüzümü çeviriyorum. Çevirdiğim yöne atılıyorsun. Elinin tersiyle siliyorsun yüzümdeki yaşları. Yanağını dudağıma yaklaştırıp, sevimli bir kız çocuğu edasıyla, öpmemi istiyorsun. Seni öpmeye doyamadığımı bildiğin için yapıyorsun, biliyorum. Olsun… Öpmeye başladığımda duramayacağımı da biliyorsun pekâlâ. İncitmekten ve de incinmekten korktuğum için yüzümü tekrar çeviriyorum. İhtiraslı bir oyunun içine düştüğümü fark ediyorum. Bozmuyorum oyunu. Belli ki keyif alıyor diyorum. Bilirsin senin mutsuzluğunun sebebi olmayı asla istemem. Hoş senin mutsuz olmanı da istemem. İncinen yüreğimin nasırlarına aldırmadan seninle oynamaya devam ediyorum. Gülüşü … diyorum. Ben buna ne kadar vesile olabilirsem o kadar iyi. Onu mutlu etmek adına verdiğim onca emeğin güzel sonuçları bunlar diyorum. Yüreğim koskocama oluyor. Az önce bahsettiğim o çorak toprak senin elinde cennet oluyor. Koskocaman bir şelale içimize akıyor. Cennetteyim demek diyorum. Elini bana uzatıyorsun. Melek gibisin. Benim meleğim. Tutmak istedikçe uzaklaşıyorsun. Dokunmama ramak kala şelalenin altına gizleniyorsun. Gel diye işaret ediyorsun, tüm sevimliliğinle. Tüylerim ürperiyor bir an. Şelalenin serinliği mi beni ürperten diye soruyorum kendime. Cevap gelmiyor. Seni kaybetme korkusu mu sardı acaba diyorum. İçim daha bir soğuyor. Ellerin şelalenin ardından belli belirsiz gözüküyor. Kahkahaların kulaklarımda çınlıyor. Üzemem, diyorum. Onu üzemem. Ve atlıyorum boşluğa…
Melda Zirek

Bunları da sevebilirsiniz.