Kırmızı saçlarındı beni güldüren.//Melda Zirek

Kırmızı saçlarındı beni güldüren…
Sen ,benim olmak isteyip de olamadığımsın…

Teyzem…

İstanbul’da Ermeni ve Yahudilerin ağırlıklı yaşadığı Kurtuluş Pangaltı’da yaşıyormuş.Öyle söylemişti bir gelişinde.İstanbul’u anlata anlata bitiremezdi.Beyoğlu Tünel’den aldığı kürkün üzerindeki duruşundan,akşam meyhaneye gittiğinde sevgilisinin omuzlarından alırken nasıl da hafiflediğini,sandalyeye usulca koyduğunu,sigara kokusunun sinmemesi için o akşam az içtiğinden bahsederdi.Teyzem sevgililerini de anlata anlata bitiremezdi.Yeni aldığı ipek kumaşla terzideki maceralarından,bakkaldan aldığı kurutulmuş balığı tezgah arkasında nasıl yediklerinden,kız kulesine bakarak içtikleri çayın buharından,yağan yağmurun asfalta değdiği andan,denizin maviliğinden,adaların heybetinden…Herşeyden bahsederdi anneme.Ablamla oturup konuştukları çekyatta konuşurlar,annem dut yemiş bülbül gibi ağzını dahi açmadan dinlerdi ablasını.İstanbul’dan bahsetmesini o isterdi genelde.Hiç görmediği şehire ablası sayesinde büyülenmişti.Teyzem deli dolu bir kadındı.Bakımlıydı.Saçları boyalıydı.Kızıl saçları gibi içi de kıpır kıpırdı.Hayat doluydu.Annemi eleştirir dururdu.Bakımlı olmasını,alımlı olmasını isterdi.Köyde kendini harap ediyorsun derdi.Şehirliler kendilerine vakit ayırıyor,keyif yapmayı biliyor,bu kadar yormuyor kendilerini ,sen çok yoruluyorsun kuzum deyip eleştiryordu annemi.Erken yaşlanacaksın vallahi krem felan sür cildine,güneş kavurmuş seni diye kızıyor,İstanbul’dan getirdiği minik kutuyu uzatıp,bunu hergün sabah yüzünü yıkadıktan sonra bir güzel sür diye uzatıyordu.Her gelişinde getirdiği kremleri annem her sabah özenle sürüyor,şöyle bir kendine bakıyor,sonra sinirlenip kutuyu bir kenara fırlatıyordu.Boşalan kutuların içine iğne setlerini,kurutulmuş karanfilleri,düğmeleri,ufak tefek ıvır zıvırları koyup çekmecede saklıyordu.Ablam da sürmek istediğinde senin ihtiyacın yok diye elinden çekiştirip gözü gibi bakıyordu.Haklısın ablacığım diyordu.Biz buralarda işten güçten kendimize vakit nerde ayıracağız?Zaten akşama pestilimiz çıkmış halde yatağa seriliyoruz,saça başa zaman mı kalıyor.Hem burdakiler ayıplar böyle şeyleri.Konu komşunun ağzına sakız mı edecen sen beni diyor ama bir yanı da aslında onun gibi olmak istiyordu.Sen benim olmak isteyip de olamadığımsın ,gerisini karıştırma diyordu.Teyzem,bu cümleyi duyduğu zaman içinden bir gururlanır,oturuşu değişir adeta kabarırdı.Gıpta edilmek güzeldi.Gurur okşatıcı.Ben elimdeki tahta silahın namlusunu ona yöneltir,nişan alır ve yok ederdim.Afacan beni mi öldüreceksin bacak kadar boyunla,yoksa teyzeni sevmiyor musun?Güldüremiyor muyum seni haylaz?diye kafasını hafifçe yana büker sevimli olmaya çalışırdı.Kırmızı saçlarındı beni güldüren.//MELDA ZİREK- JÖLE KADINLARavatar

Bunları da sevebilirsiniz.