Melda Zirek’ten özlü sözler…

Gökyüzüne defnedilir iyi yürekli insanlar.

Sırtımdakiler beni belirler mi? Kimliğimi ortaya çıkarmaya yeter mi? Ne düşündüğümü, neleri ayrımsadığımı, neleri sevip, nelerden nefret ettiğimi anlatabilir mi? Sırtımdakiler, sırtımdan indiği anda, kapı ardına asıldığında, sandalyeye geçirildiğinde, merdanelide sıkıştırılarak yıkandığında; temizlendiğinde, ipe asıldığında, mis gibi koktuğunda; tekrar sırtıma geçtiğinde ne değişir? Ben değişir miyim? Beni benim dışım değil, içim belirler…

İnsan, hayalgücünün sınırlarını öğrendiği vakit,hayallerinden vazgeçmeye mahkumdur.

İnsanlar kumbaraya benzer. Kendi içinde yaşanmışlıklar biriktirir. Zamanın geldiğini düşünüp kumbaranın kapağını açtığında bir bakar ki; değeri çoktan yitip gitmiştir bozuk paraların. Ertelediklerimiz, ötelediklerimiz, kaçırdıklarımız değil midir ki bizi biraz daha bizden uzaklaştıran?

Soyunuyorum…

Çırılçıplak.Saçlarım beni örten yegane örtüm. Bir cigara yakıyorum, rüzgara karşı. İnatlaşıyor benimle belli. Bir o çekiyor, bir ben. Kulaklarımda Tarkovsky’den bir tını. Kadın ağlamaklı; içten ve hüzünlü. Çağırıyorum yanıma onu da. İki kişi oluyoruz rüzgara karşı, gözlerimiz kapalı. Şarkısı bitiyor ve kulak kabartıyor uğultuya. “Dinle” der gibi kulağını yukarı kaldırıp, elimi tutuyor. Sımsıkı. Elim acıyor biraz. Kanırtırcasına derinleşiyor sıktığı yerler. Uğultu artıyor, elimin acısı artıyor.Üşümelerim artıyor.Kadın bana bakıyor, ben ona. Saçlarımız bu tepede uçuşurken, kanırtılan elimden kanlar fışkırıyor. Koskoca vadi benim kanımla yanıyor; Alev alev…

Korkmuyorum…

İnsan çıplakken korkar mı? Diyorum. Neyim var ki kaybedecek? Neyim ki ,hatta kim? Sokratesten, Platona, Descartes’ten, Aristotales’e, Nietsche’den diğerlerine.Farabi’den, İbni Sina’ya…ve daha niceleri çözememişken bu tılsımlı gerçeği, ben kimim ki ? Çıplaklık en büyük hünerim olmalı bundan sonra diyorum. Her birine şapka çıkartıp, bir adım atmaya yelteniyorum. Yanımdaki billur sesli kadın biraz daha canımı acıtarak, eli elime gömülerek beni durduruyor. Kafasını olmaz şeklinde sallayıp, gözlerimi kapamamı istiyor. Ona teslim olduğumun farkında olarak ve de isteyerek komutlarını yerine getiriyorum. Gözlerimi kapadığımda içimdeki tüm birikmiş acı ve öfkelerin damarlarımdan boşaldığını ve vadiyi daha da alev kırmızısına çevirdiğini hissediyorum. Çıplak ve gözleri kapalı iki kadının vadideki arınma ayini burada şimdilik son buluyor.

Bunları da sevebilirsiniz.

Yorum Yapın