O ADAM/MELDA ZİREK

Biliyorum,o günden sonra o adam yine geldi mi yanına? diye soracaksın.Diğer sabah atölyeye gittiğimde sanki hala ordaymış gibi koltuğun olduğu yere bakmaya çekiniyordum.Akşam erken kapatacaktım atölyeyi ki geldiğinde beni bulamasın diye.İnanmıyorsun.İnanma zaten . Saate baktım epey vaktim vardı.Direkt kafamda gitme yönünde plana başlamıştım bile.Ne giyeceğimi,saçımı nasıl toplayacağımı düşünüp,dişiliğimi nasıl ortaya çıkaracağımın hesabını yapmaya başladım.Biliyorum kızıyorsun şu anda bana,belki de imreniyorsun.Yapamadıklarını yapıyorum diye.Tamir etmem gereken birkaç kürk ceket,yelek vardı.İşlerimi bitirince erken kapattım atölyeyi.Koşarak eve gittim.İki saatim kalmıştı.Bu kadar zamanda normalde on kez hazırlanırdım.Ama o gün zaman daha bir hızlı akıyordu.Hiç bir şeye yetişemeyecek gibi hissediyordum.Elim ayağına karışıyordu.Hazırlandıktan sonra tekrar atölyeye dönmeliydim.Yarım saat kala en güzel fistanlarımdan birini giydim,ayağıma ince çorap,topuklu ayakkabı.Saçıma da güzel altın sarısı taraklı toka.Gözüme de sürme çekince bu iş tamam diyerek kendimi yola attım.Beş kala atölyedeydim.Benden birkaç dakika sonra mercedesiyle yolun karşısında sigarasını yakmış bekliyordu.Selam dahi vermeden ön koltuğa oturdum ve yola koyulduk.

Ellerim titriyordu.O benim aksime ne kadar da rahat gözüküyordu.Dikiz aynasından arkasını kontrol ediyor,önüne kıran arabalara sessizce bir şeyler söylüyordu.

Gideceğimiz yere kısa süre sonra varmıştık.Kendime de şaşırıyordum aslında.Tanımadığım,huyunu bilmediğim bir adamla, bilmediğim bir yere gelmiştim.İçimdeki sesi dinlemiştim diyelim.Arabadan indi,kapımı açtı.Elimden tutup beni dışarı çıkardı.Tüm boğaz ayağımızın altındaydı.İçinden hafifçe mırıldandı.Söylediklerini anlamadım.Ardından şiirden bir dörtlük okudu.

Sırtımı şehre yasladım ,bahar ikindisinde

Karşımda derin mavi boğaz.

Pırıl pırıl bir deniz.

Işıltısı pırıl pırıl gözümde,

Boğazım düğüm düğüm.

Boğazı gören taburelere oturduk.İki kahve söyledik,yanına çifte kavrulmuş lokum geldi.Ben gelir gelmez yiyince bana kendisininkini de uzattı.Gözleri ışıl ışıldı,boğaz gibi.Baktıkça bakası geliyordu insanın.Sonra havadan sudan konuştuk.Bir şey olmamış gibi kalktık,beni eve bıraktı.Ayrılırken cumartesi yine aynı saatte geleceğim dedi ve kapıdan uzaklaştı.

Melda Zirek

Bunları da sevebilirsiniz.