PLAJ HAVLUSU-MELDA ZİREK

Sahile yaklaştı.Boş şezlongu görünce sevindi.Çantasından havlusunu çıkardı,şezlonga serdi.Puantiyeli bir havluydu.Lacivert zemin üzerine sarı benekler serpiştirilmişti.Yıllar evvel almıştı.Ne zaman aldığını tarih olarak hatırlamıyordu.Üzerinden yıllar geçmişti.Geçen yıllar ondan çok şey götürmüştü.Puantiyelere daldı kısa bir süre.Aldığı gün aklına geldi.Ne kadar gençtim o zaman diye iç geçirdi.Net bir tarih aklında yoktu.Ama başına gelen bu talihsiz olaydan yıllar evvel olduğu kesindi.Koşa koşa gitmişti o zaman havlucuya.Çok heyecanlıydı.İlk kez sevdiği biriyle tatile çıkıyor olmanın verdiği tarifsiz heyecanla seçmişti.Sevdiğinin tuttuğu takımının renginde almıştı havluyu.Bir nevi ona jest yapacaktı.Kendi takımının iki uç rengi siyah ve beyaz havluya aldırış etmeden tek hamlede seçmişti puantiyeli havluyu. Onunla birlikte serilecekti üstüne.Sohbetler,fıkralar,itiraflar,jestler sıralayacaklardı birbirlerine.Üstünde yapacakları kurun hatırasını akıllarına kazıyacaklardı.Sevişmelerin sayısını hatırlayamayacak kadar çok ve azgınca sevişeceklerdi.Akşam olacak bu defa yaz akşamlarının vazgeçilmez tutkularından biri olan gitar eşliğinde türlü şarkılar mırıldanacaklar,usulca birbirlerini okşayacaklardı.Çantasından çıkaracağı iki kadehe kırmızı şarap boşaltıp,çiğ badem eşliğinde sevdiğine uzatacaktı.Yıldızların,denizin,meltemin ve şarabın sarhoşluğuyla birbirlerine kenetlenecekler,ölüm bizi ayırana dek !deyip tatlı bir uykuya dalacaklardı.Aynı çantayı kullanıyordu hala.Üzerinden yıllar geçmiş olsa da ,güneşten sararıp solmuş olsa da,o gece üzerine dökülen şarabın lekesini hatıra olarak saklamayı başarmıştı.İçinden güneş yağını çıkardı.İçi buz gibi olan su şişesini çıkardı.Şezlongun yanındaki sehpaya koydu.Havlunun üzerine serildi.Güneş yağını bedeninde gezdirip,tenine iyice yedirdi.Şişenin kapağını açtı,bazı yerleri kırılmış kadehine doldurdu.Tek seferde içti ve boş bardağı kenara fırlattı.İçinde birden bir öfke birikti.Elleri titredi.O ağaca bakmamaya çalıştı. Baktığı anda tüm anıların en ufak ayrıntısının dahi silinmeden orda beklediğini fark etti. Onunla göz göze geldi. Hafifçe gülümsedi.Çok kısa sürdü bu ılımlı bakışma.Yerini aniden keskin bir bakış aldı.Yüzü düştü.Sevdiği ona dikkatlice bakınca şaşkın bakışlarını aniden denize çevirdi.Saçları havada uçuştu.Uçuşan saçlarının arasına karıştı adamın bakışları.Başından şapkayı çıkardı,puantiyeli havlunun üzerine koydu. Protez bacağını çıkardı şezlonga yasladı ve kendisini suya bıraktı.Dalga onu kıyıdan uzaklaştırırken onun bakışları halen daha uçuşan saçlarındaydı.

Melda Zirek

Bunları da sevebilirsiniz.