PLASTİK AŞK/MELDA ZİREK

Çapaklarını aldığım,törpülediklerimden bir insan daha yarattığım,heykeltraş sabrıyla son ana kadar ne çıkacağını bilmediğim kaba insan suretini altın vuruş son çekiç darbesiyle ortaya salt,taze,katıksız bir insan çıkardığım için bir nevi tanrıyım ben de.Tüm heykeltraşlar da kendince Tanrı değiller midir ki zaten? “Taşların Tanrısı”.

M.Zirek

*

Mumdan kadının fitili yere sarkmış,yanına usulca yaklaşacak ateşin şehvetiyle yanıp,erimeyi bekler.Önce saçları tutuşacak,yıllardır ağladığı hüznün imgeleri ateşi söndürmeye yetmeyecek ve gözlerine bulaşacak,ordan da adını sayıkladığı dudaklarına inecekti.Bir kadın daha işte böyle eriyip gidecekti.

M.Zirek

 

Adı BEN.Diğer adı…

SEN.

SEN ve BEN.İki kişilik kocaman bir yalnızlık.

Zafer sarhoşu ,aşk mahmuru,

Biriktirdiğimiz yalnızlıkları hoyratça harcayarak elde ettiğimiz kocaman bir aşk bizimkisi…

Harcarken gocunmadığımız  yegane şey…

Yalnızlık…

Adını anmak ve duymaktan çekindiğimiz

Lakin her defasında tam da ortasına düştüğümüz kara bir çukur.

Tılsımı nesilden nesile yayılan

Bizi her defasında es geçen

Büyülü bir ruyanın içinde olmamızı istemeyen

Kinayeli bir aşk…

Sen içindeyken beni dışarı fırlatan,ben dışındayken seni koynuna alan

Afili bir yalnızlık.

Sen ve ben…

Afili yalnızlığın tam ortasındaki koca BİZ…

Yel değirmenleriyle savaşan deliler kervanının başını çeken

Plastik bebeğiyle plastik topunu bir köşeye fırlatıp

Plastik bir aşk yaşayan suni sevgililer.

Adı tadı kokusu geniz yakan.

Kavuran.

İki kuytu beden

                        İki kuytu ruh

                                               İki kuytu sevda.

Güz sancısı bizimkisi

Yan yana olmayı beceremeyen

En büyük korkusu kendi olan kara bir cehennem

Kavrulan

               Har vurup

                             Harman savrulan

Elindeki  yagane şeyin yalnızlık olduğuna inanmak istemeyen

Plastik bir aşk.

MELDA ZİREK

Bunları da sevebilirsiniz.