RESTORAN-II

van PART -II

Birden gözleri doldu.Uzun zamandır bu duygudan mahrumdu.Manasını çözemedi.Neyin nesiydi bu şimdi.Menü henüz gelmemişti.Acılı patatesten yemiş olsa belki gözlerini yaşartmış olacaktı.Ama değildi.Bakışları nedense yemek yiyen adama takılı kalmıştı ve kendisini bir türlü alamıyordu.Yabancıydı.Tanımıyordu.Ama bildikti.Damağında kekremsi bir tat vardı.Sanki restaurantta değil de başka bir mekanda sadece ikisi karşılıklı masada oturmuş,sohbet ediyorlardı.Ortada duran şamdanı yakmaya çalışan garsonu engellemiş,cebinden çıkardığı çakmağıyla tek tek yakmıştı herbirini.Kadın elini masanın üzerinde duran çantasına götürüp,fermuarını açarken,adam sigarasını çıkartacağını tahmin etmiş ve ondan önce davranıp tek hamlede kadına ikram etmişti.Kadın şaşkın ve hoşnut gözlerle kabul etmişti.Sigaradan çıkan dumanla yeni yanmaya başlayan mumların dumanları birbiri içine geçmiş,ses dalgaları dumanların arasında dolanmaya başlamıştı.
Müzik ne kadar güzel değil mi diye başladı konuya adam.Kadın hafif utangaç omuzlarını biraz geriye attı ve dik konuma getirdi gövdesini.Evet diye başını salladı.
“ Evet,öğrenciyken az dinlemedim bu türü”.
Adam şaşkındı. “Ben de .Ben de çok dinlerdim.Eskiden ne çok dinlerdim”.diye çocuk edasıyla ve büyük heyecanla yineledi.Masanın iki ucuna iki çocuğu oturtmuşlardı sanki.Bayram havasında cicilerini giymiş iki çocuk,ellerinde balonları önünde oyuncaklarıyla oyun oynuyorlardı adeta.
“Sonra büyüdük ve kirlendi Dünya.Tıpkı şiirdeki gibi”dedi.
“Dünya mı kirlendi ,biz mi ?” diye sormadan edemedi kadın.

“Boşverelim şimdi bunları.Kirlenen yeteri kadar kirlenmiş.Kirletenler düşünsün.Ben çok düşündüm ve işin içinden çıkamadım.Kaosa sürüklenmeye de niyetim yok bundan sonra .Karşıma aynı dili konuşabileceğim biri çıkmışken,ortak duygu ve birikimleimden bahsetmek isterim açıkcası.”
Kadın omuzlarını yine utangaç konumuna getirip,öne doğru kapadı.
Aynı meslek dalında çalışıyor olmanın verdiği korkutucu tesadüfle biraz daha yaklaştılar birbirlerine.Birbirlerine yorgunluklarından,bezdiklerinden ve bezdirildikleri sunu ortamlarından bahsedip,içlerini kustular.Yapay yaşama modellerinin içine sığdırdıkları maddiyatın gücü karşısında maneviyatlarının hergeçen gün zayıfladıklarından bahsettiler.Gözlerinin eskisi gibi parlamadığından,bakışlarındaki meraksızlık ve kifayetsizliğin bedenlerine verdiği ağırlıktan.
“Mutluluğu özledim” dedi kadın.
Adam, nasıl ?diye sormadan anladığını belli eden bakışlarıyla kadına elini uzattı.Ve “işte mutluluk burda” dedi. “Tanımadığın bir elde gizli mutluluk” diye yineledi.Kadın gözlerini hafif kısarak burnunu yukarı kaldırdı,omuzlarını tekrar geri atıp elini masanın üzerine koydu.Adam elini getirdi kadınınkinin üstüne koydu.Enerjinin gücü karşısında damarlarındaki kan daha hızlı akmaya,yüreği daha coşkulu atmaya başladı.Fondaki müziğin ritmi dahi hızlanmaya başladı. Birden önündeki perdeyi şamdanadki mumlar yaktı ve etrafı daha net görmeye başladı.Yaşamdan bahar gelince nasıl insanın coşkusu artarsa öyle daha çok enerji almaya başladı.Sanki şarj oldu.Ve birlikte çalan müziğe eşlik etmeye başladılar.
“Yapmak istediklerimi ertelemiyeceğim bundan sonra”diye çıkış yaptı kadın.Adam onaylar şekilde kafa salladı.” “Hiç birşeye gereğinden fazla kafamı takmayacağım,oluruna bırakıp seyretmeyi tercih edeceğim.Dostluk ve arkadaşlık adına elimden geleni yapacak,olmuyorsa üzerine düşmeyeceğim.Fesatlık,kıskançlık,öfke,sinir ve umutsuluk literatürümden kalkacak.Ufak şeylerden mutlu olmayı tekrar öğreneceğim.Sevgi,sadakat,saygı ve en önemlisi vicdan en önemli hazinem olacak.Maddiyatın önemini bilecek ama bunu da manevi yönümü güçlendirmeye adayacağım” diye ardarda sıralamaya başlayınca adam elinin üzerinden elini kaldırıp kadının dudağına usulca götürdü.Susmasını ister vaziyette dudaklarını kapadı ve sadece gözleriyle birbirlerine baktılar.Suskunluğun ve sessizliğin ardına gizlenmiş çok şey vardı ama bunu ortaya çıkaracak cesaretleri yoktu.Cesaret kelimesini de rafa kaldıralı epey olmuştu.İki çocuk gibi ellerindeki uçan balonları birbirine dolayıp gökyüzüne fırlattılar.Mutluluk ve özgürlük rüzgarlarının arasında kaybolan balonlara uzun süre aynı gözlerle baktılar.Kadın dolan gözlerini sildi.Garsonun müsaade isteyip masaya yerleştirdiği beyaz şarap ve ispanyol usülü makarnayı önünde görünce birden gerçeğe döndü.Fonda hafif batı müziği çalmaya devam ediyordu.Göz ucuyla süzdüğü yan masadaki aynı menüyü yiyen adam çoktan kalkmış,yerine başka bir çift gelmiş yemek siparişi veriyordu.Bakışları bir süre daha masada kaldı.Sonra acılı ispanyol makarnasını yemeye başlayacaktı ki elinin halen daha sıcak olduğunu fark edip,hafifce gülümsedi ve afiyetle yemeye başladı.
Www.meldazirek.com

Bunları da sevebilirsiniz.