YALNIZ KADIN

Dalda, yerden bulduğu kırılmamış cevizi inceliyordu.Farklı açılardan cevize derin derin bakıyor ,nasıl içine ulaşacağının hesabını yapıyordu.Kış ayı kendisini iyice hissettirmişti.Yazın yapraklardan oturacak yer bulamayan kargalar şimdi çırılçıplağa dönen kuru dallarda zıplıyor,o dal benim bu dal senin arkadaşlarıyla keyfini çıkarıyordu.Sokaklar,caddeler gelin edasıyla beyaza bürünmüştü.Bembeyaz sokakta çeşitli yaş grubundan çocuklar! Kartopu oynuyordu.Bu yaş yelpazesi beş ila hemen hemen altmış yaşa kadar açılıyordu.Kargalı ağacın hemen yanında ,ortalama kırkbeş derecelik bir eğimle çocuk parkına inen yokuşta kaymaya çalışan çocuklar! kendilerinden geçiyordu.Evin çaprazında yirmidört saat açık olan kazıkçı manavdan poşet,karton Ya da kullanılmayan meyve kasalarını alıp, yokuştan aşağıya kayarken çıkan çığlıklar evin içine kadar geliyordu.Kadın pencerenin köşesinden seyrediyordu.Karganın cevize ulaşmaya çalışırkenki azmini hayretle izliyor,gözünü ayırmıyordu.Belediye yolları tuzlamaya henüz gelmemişti.Tamamen beyaza bürünen yoldan araçlar tek tük geçiyor,kar zinciri olmayanlar zaten devam edemiyordu.4X4 Jeep gelip evin önünde durdu.İçinden farklı boylarda dört küçük çocuk indi.Ön koltuklardan anne ve baba indi.Arkada beliren diğer araçtan bir aile daha indi.Birbirlerini öptüler,selamlaştılar.Her birinin üzerinde kayak kıyafetleri vardı,kayak takımı hariç.Anlaşılan ailecek ve grup halinde kış sporlarından hoşlanan insanlardı.Kadın özenerek ve iç çekerek bakışlarını bir süredir izlediği kargalardan çekip aileye çevirmişti.Gecenin bir saatinde buraya gelmelerinin bir anlamı vardır herhalde diye düşündü kadın.Az sonra görecekleri karşısında şaşkına döneceğini bilmiyordukadin-300x297.Jeepin ardından koskocaman bir küvet çıkarıp yokuşun başına hep birlikte koydular.Çocuklar ve kadınlar el şaklatıp,kendi etraflarında dönüyor,ufak sesle kıkırdıyorlardı.Babalardan biri çocukları boy sırasına göre,küçükten büyüğe doğru küvete yerleştirdi.En arkasına da kendisi oturdu.Diğer baba ve kadınlar küvetin ardından itip,yokuş aşağıya inmesini sağladılar.Heyecan ve adrenalin kadının evinden hissediliyordu.Aşağıya doğru kayarken çıkardıkları ve giderek artan debisiyle havayı çınlatan sesleri karşısında kadın da heyecanlanıyor,kendi kendine gülmekten alamıyordu. Ne keyifli diye düşündü.Keşke ben de orda olsam.Bir yandan henüz eve gelmeyen kocasına türlü küfürler savuruyor,öfkesi ve yalnızlığıyla başbaşa kayanları seyretmeye devam ediyordu.Odada asılı duran bir çok düşünce ,duygu ve isteklerine teğet geçerek mutfağa doğru gitti.Isıtıcıda ısıttığı suyu fincana boşalttı.Üzerine silme bir kaşık kahve bocaladı.Az şeker ilave edip salona geri döndü.Konsola zulaladığı ufak çep konyağından bir kapak dolusu fincana boşalttı.Tekrar pencere kenarına , elinde fincanıyla kanepeye oturdu.Fincanın yarısına henüz gelmişti ki kapı kilidinin sesiyle kalan yarısını boğazı yanma pahasına hızla içti.Adam salonda olduğunu bildiği karısına uğramadan banyoya gitti.Elini yüzünü yıkadı.üzerini değiştirdi.Ve çalışma odasına gitti.Çalışma masasında elinde makas ve gazete ile her akşam yaptığı şeyleri tekrar aynı rutinlikle yaptı.Gazeteden kupürler kesti.Kilitli çekmecesine koydu.Kadın öfkeyle bekliyordu.Adam tüm sakinliğiyle odaya girdi.Havada asılı duran duygu,düşünce,öfke ve isteklere dokunmamaya özen göstererek kadına ulaştı.Kadın ve adam ses çıkarmadan yanyana oturdular.Daldaki karganın cevizle uğraşını seyretmeye başladılar.Adam göz ucuyla kadını süzüyor,gözlerine yaklaştırdığı bakışlardan karşılık bulamayınca tıpkı dışardaki soğuk gibi yüreği buz kesiyordu.Kadın elindeki boş fincanı alıp adamın yanından geçip,havada asılı duran öfkelerinden birini yanına alıp yatak odasına gitti.Uyuyakalmıştı.Sabah olduğunda yatağın yarısının hiç bozulmadığını farketti.Eşinin çoktan evden gittiğini ,
evdeki yalnız soğukluktan anladı.Çalışma odasına gitti.Kilitli çekmecenin üzerinde parıldayan anahtarı mıknatıs gibi gözleri seçti.Kendisini hedefe kilitledi ve çekmeceye doğru yürüdü.Çekmeceyi açmaya çalıştı,kilitliydi.Anahtarı çevirdi ve açıldı.Gördükleirkarşısında dehşete düştü.Onlarca kesilmiş gazete küpürlerini alıp masanın üzerine teker teker koyarken gözleri faltaşı gibi açıldı.Gazetenin üçüncü sayfasında yer alan kadın cinayetlerinin resimleri,başlıkları ve açıklamaları vardı.Eşlerin karılarını nasıl öldürdüğünün kupürlerini görünce midesi bulandı.Elleri titredi Havada asılı duran korku ve yalnızlıklarına çarparak kendisini salona zor attı. Tüm bedeni titremeye,kalbi inanılmaz bir şekilde atmaya başladı.Kalbinin sesi kulaklarını tıkadı.Pencereden dışarı boş gözlerle bakarken ağacın dibinde duran kırılmış ceviz kabuğunu görünce herşeyi unutup tebessüm etmekten kendisini alamadı.

Bunları da sevebilirsiniz.