YALNIZLIK

Ayrılmak istediğini söylediği gün damarımdaki kan her zamankinden daha hızlı dolaşmaya başlamıştı .Beynimden kan çekilmiş, tüm yaşananlar hatıra kimliğine bürünüvermişti birden.Günlük olarak tuttuğum defter hatıra defteri konumuna geçmişti bir anda.Tüm geçmişim film şeridi kesitleriyle aklımda geçiyor, her geçen kare çöp kutusuna sıkıştırılarak atılıyordu , e ne de olsa çok şey yaşanmıştı.Gözlerimden akan sanki beynimden geçen düşüncelerimin, anılarımın sulandırılmış haliydi.
O günleri hatırlamak istemediğimi beynime yüzlerce kez söylediysem de bana muhalefet beynim, unutturmamak için elinden geleni yapmıştı.Bir köşesini boşaltmış oraya o günleri yerleştirmişti.İstemiyordum ama her an aklımdaydı.
Nasıl olmasın ki?
Yalnızlık ilk defa bu kadar yakınımdaydı… Kent ilk defa bu kadar büyük gözükmüştü gözüme.
Pencerelerini her zaman gördüğüm bu evlerin içlerini ilk defa bu kadar çok merak etmiştim. Kim bilir ne aileler vardı? ; Televizyon karşısında kanepeye baba uzanmış ,karısı mutfakta demlediği çayı içeri getirmek üzeredir, çocukları huzurlu ortamın farkına varmaksızın oyuncaklarıyla oynamaktadır.Ya da bir alt dairede karı koca tüm günün yorgunluğunu battaniyenin altına gizleyerek sohbettelerdir!!! İhtiraslarını, itiraflarını, ihanetlerini dinledikleri radyo spikerinin ardına gizleyerek masumane bir şekilde birbirlerine sarılıyorlardır. Geceler ilk defa bu kadar karanlıktı. Yoksa hep böyle miydi, hatırlamıyorum.
Onunla birlikte tüm kent de gitmişti. Her şey karanlığın ardına gizlenmişti. Ben de o zaman girdim işte karanlığın içine.Bu karanlık sayesinde aydınlığa çıktım kendimce.
Sevda kaçsın çayınıza.Elma kokusu yüreğinizden eksilmesin.
Melda Zirek

Bunları da sevebilirsiniz.